Gelincik Bebek Evi

Gelincik Bebek Evi

Ana Sayfa      ikidilli Cocuklar
Sayfayı YazdırSık kullanılanlara ekle

Çocukların İki-Dilli Olabilmesi Çok Kolay

Associated Press'in Tıp Yazarı Lauran Neergaard, 21 Temmuz 2009 - Washington (Türkçeye çeviren Gelincik Bebek Evi)

Yabancı bir dil öğrenmenin en iyi zamanı doğum ve 7 yaş arasıdır. Yeni bir araştırma çocukların beyinlerinin çok kolay ikidilli olabileceğini gösteriyor. Bilimadamları artık herkes için yeni bir dil öğrenmenin çok kolay olacağını umut ediyor. "Çocukların öğrenmek için uyguladıkları bu büyüsel metodun bazı prensibleri büyüklerin öğrenme programlarına da taşınabilir" olduğunu ileri süren Washington Üniversitesinden Dr. Patricia Kuhl bu dersleri öğretilebilir bir teknolojiye dönüştürmeye çalışan uluslarası bir timde görev yapmakta. 

Her dil kendine özgün sesler kullanmakta. Bilimciler şimdilerde bebeklerin bütün bu sesleri ayırt edebilecek yetenekle doğduklarını ama bu yeteneğin daha konuşmaya başlamadan birinci doğum yılında zayıflamaya başladığını öğrendiler. 

                                                                                                            

Kuhl örnek verir: Japonlar İngilizcedeki "L" ve "R" seslerini ayırt etmezler - "rake" ve "lake" kelimeleri aynı sesi verir onlar için. Kuhl'un grubu Tokyo'daki 7 aylık ve Seattle'daki 7 aylık bebeğin bu farklı seslere birbirinin aynı tepkileri verdiklerini ispat ettiler. Ama 11 aya gelindiğinde Japon çocuk bu yeteneğinin çoğunu kaybetmiştir. 

Peki bir bebeği nasıl test edersin? Gözdeki bakışı takip ederek. Her nezaman belli bir ses olduğunda bir oyuncağı bebeğin bir tarafında göster. Bebek hemence yeni ama benzer sesin geldiği tarafa bakmayı öğrenir. Beyin tarayıcısı beynin dili nasıl işleyip ve öğrendiğini kayıtlayacaktır. 

Kuhl anadilin daha az alışılmış olanın arasına saniyede girmeyi öğrendiğini önerir. Beyin uygunsuz olanı düzenler.  "Japonca, İngilizce ya da Fransızcaya mükemmel uyacak şekilde bir  beyin mimarı inşa edersin." der Kuhl.   Ya da eğer şanslı bir bebeksen beyin iki dile uygun iki set sinirsel devre oluşturur. 

Çok ilginçtirki iki dilde yetiştirilen bebekler (onlarla iki dilde konuşulduğunda) birçok bebeğin bir dilde öğrendiğini aynı zamanda öğrenirler. Standart olarak tekdilli ve ikidilli bebekler 1 yaş civarında konuşmaya başlar ve 18 aylıkken yaklaşık 50 kelime söyleyebilirler. 

İtalyan araştırmacılar bu ay Bilim dergisinde yayınladıkları araştırmada ikidilli beyinin neden daha kullanışlı olduğunu merak etmekteler. 12 aylık 44 çocuğu test ederek üç hecelik paternleri nasıl tanıdıklarına baktılar. Kelimeler sadece seslerin öğrenilmesine yarayan anlamsız seslerdir. Uluslararası İleri Eğitim Okulundan Agnes Melinda Kovacs'ın vardığı sonuç bakışla takibin ikidilli bebeklerin lo-ba-lo ya da lo-lo-ba gibi iki ayrı paterni aynı anda öğrendikleri ama tek dilli çocukların ise sadece tek paterni öğrendikleriydi.  En kolay şekilde yeni bir dil öğrenme 7 yaşına kadar mümkünken bu yetenek ergenlikle birlikte gerilemeye başlar. "Beynin daha akıcı olduğunu ve yeni devreler yaratma eğilimli olduğunu ergenlik sonrasından daha fazla ergenlik öncesinde görüyoruz." der Kuhl. Ergen olarak "herşey tamamen farklı bir süreç. Aynı şekilde artık öğrenmezsin. Anadil gibi (iyi) konuşamazsın."

Çocukluk penceresini kaybedenlere ne yardım edebilir? Bebek beyinleri yeni bir dilde yıkanmak için kişisel iletişim gerekir - sadece TV ya da CD ler işlev görmez. Dolayısıyla araştırmacılar dil öğrenimi için gelişkinlerin kullanacakları teknoloji geliştirmekte. Örneğin bebeklerin kullanadığı beyin akışımını anımsatacak sosyal ve beyin etkinliği. 

Japonların "L" ve "R" zorluklarını hatırlayın? Tokyo Denki Üniversitesinde ve Minnesota Üniverstesindeki Kuhl ve bilimadamları "motherese" (annece) dilinde konuşan insanların resimleyen bir bilgisayar programı geliştirmeye çalışmakta. Yavaş abartılı sesleri içeren  anne babaların bebeklerle konuşmalarıdan oluşmakta. 

Hiç ingilizce görmemiş Japon kolej öğrencileri 12 derslik abartılı "ls" ve "Rs"leri dinlerler, bu arada da İngilizce kelimeleri heceleyen öğretmenin bilgisayar yüzlerini takip ederler. Beyin tarayıcı (saç kurutma makinesine benzeyen, MEG adı verilen magnetoencephalography aleti) milyonda bir saniyenin milyonda bir etkinliğini ölçerek bu yabancı İngilizce hecelenen sesleri ayırt ettiğini kayıtlar. Bu öğrencilerin çok daha iyi konuştuklarını da Neurolmage dergisinde yayınlarlar. "Daha ilk deneyimimiz ama kazanımlarımız inanılmaz." der Kuhl. 

Fakat ailelerin biolojiyi takip etmelerini ve çocukları çok erken yaşta ilişkilendirmelerini ister. Eğer ikinci bir dil konuşuyorsan evde onu konuş. Ya da bir oyun grubu veya bakıcı bul ki çocuğun diğer bir dili düzenli olarak işitsin.

"Şaşıracaksın, bu çocuklar tıpkı bir sünger gibi emecekler herşeyi". der Kuhl. 

 
İNGİLİZCE OYUN GRUBU İÇİN GELİNCİK BEBEKEVİ EK PROGRAMINI YETKİLİLERE SORABİLİRSİNİZ